Facebook Twitter Instagram Youtube Google

Ameliyat Hazırlığı

Ameliyat birçok hasta için ciddi korkuları ve endişeleri beraberinde getirmektedir. Hastalarda özellikle genel anestezi (narkoz) alacakları durumlarda ‘’ameliyat sonrasında uyanamama korkusu’’ olduğu gözlemlenmektedir. Ancak, bilinmesi gereken önemli bir gerçek; anestezi ve tıp alanındaki gelişmeler sonrasında, ameliyatlar sırasında anesteziye bağlı komplikasyonların 100.000’de bir oranında rastlandığıdır. Sonuçların iyileşmesinde: ameliyat öncesi dönemde uygulanan konsültasyon, tanı ve tedavi yöntemleri etkili olmaktadır. Ameliyat öncesi hastaların değerlendirilmesinde bazı skorlama sistemleri kullanılmaktadır.

ASA Skorlama Sistemi Nedir?

ASA skorlama sistemi veya ASA sınıflaması, Amerikan Anestezi Cemiyeti tarafından, ameliyat öncesi dönemde, hastaların ameliyata uygunluğunu değerlendirmek amacı ile tanımlanan ve halen dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan sınıflama sistemidir.

  • ASA 1: normal sağlıklı bir insan
  • ASA 2: hafif düzeyde genel vücut hastalığı (tansiyon, şeker hastalığı vb.) olması
  • ASA 3: ileri düzeyde genel vücut hastalığı olması
  • ASA 4: yaşamı tehdit eden ileri düzeyde genel vücut hastalığı olması
  • ASA 5: ameliyat gerçekleştirilmezse, yaşama ümidi olmaması
  • ASA 6: beyin ölümü gerçekleşen ve organ nakli için organların alınacak olması

POSSUM Skorlama Sistemi Nedir?

1991 yılında Copeland ve ark. tarafından geliştirilen POSSUM skorlama sistemi (Physiological and Operative Severity Score for the enumeration of Morbidity and mortality) ameliyatlara bağlı komplikasyon (morbidite) ve ölüm (mortalite) oranlarını derinlemesine inceleme olanağını sağlayan bir yöntemdir. POSSUM, 1996 yılında Whiteley ve ark tarafından 1,485 hasta üzerinde İngiltere’de geniş bir şekilde incelenmiştir. Ardından, 1998 yılında aynı ekip tarafından bazı değişiklikler yapılarak, P-POSSUM (Portsmouth POSSUM) olarak adlandırılmıştır.

POSSUM Skorlama Sistemi

  • Fizyolojik kriterler Ameliyat kriterleri
  • Yaş Ameliyatın şiddeti
  • Kalp hastalığı Toplam kan kaybı
  • Akciğer hastalığı Peritonda (karın zarı) kirlenme
  • Tansiyon Kanser varlığı
  • Nabız Cerrahi türü
  • Hemoglobin düzeyi (kan sayımı) Çok sayıda girişim
  • Glasgow Koma Skoru
  • Lökosit sayısı
  • Üre düzeyi
  • Sodyum düzeyi
  • Potasyum düzeyi
  • Kalp elektrosu (EKG

Bu skorlama sistemlerinden de anlaşılabileceği gibi, ağır kalp hastalığı, astım veya kronik bronşit gibi bazı kronik akciğer hastalıkları (KOAH), ileri düzeyde şeker hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, kronik karaciğer yetersizliği, obezite, vb. sorunları olan hastaların düzenli takibinde oldukları hekim veya sağlık kuruluşlarından gerekli onay ve önerileri aldıktan sonra ameliyat için hazır duruma geleceklerdir. Riskli koroner arter (kalp) hastalığı olan kişilerde ameliyat döneminde % 1-5 oranında kalp krizi (myokard enfarktüsü) tehdidi olduğu bildirilmektedir. Bu risk meme, fıtık ameliyatı gibi düşük riskli ameliyatlarda % 1 iken;bağırsak kanseri, rektum kanseri, yemek borusu kanseri, mide kanseri, pankreas kanseri, karaciğer kanseri vb. ameliyatlarda % 5’e dek artmaktadır.

Sigara

Ameliyat öncesinde sigaranın bırakılması akciğerlerin daha iyi duruma gelmesini, hastanın ameliyata daha iyi uyum sağlamasına ve daha az öksürmeye neden olacaktır.

Bilgilendirme

Ameliyat öncesi dönemde, cerrah ameliyatın neden gerektiğini, ameliyat uygulanmazsa neler olabileceğini, uygulanabilecek teknikleri, bunların avantaj ve dezavantajlarını, komplikasyonlarını, ameliyat süresini, anestezi şeklini, ameliyattan sonra ne şekilde beslenileceğini, işe ne zaman geri dönülebileceğini, banyo durumunu hastaya açıklayacaktır. Ameliyatın açık,laparoskopik, robotik cerrahi ile yapılması durumunda detayları, stapler, lazer vb. teknolojiler kullanılacaksa avantaj ve dezavantajları hakkında bilgi istenilmesi yararlı olur.

Psikolojik hazırlık

Hastanın ameliyat öncesinde cerrahına tam olarak güvenmesi ve bunun beraberinde cerrahında hastasını tam olarak sahiplenmesi gerekir. Güven ilişkisinin esas alınarak ameliyatta yol çıkılması, ameliyat sırasında ve sonrasında doğabilecek bazı sorunların ortadan kaldırılmasına olanak sağlar. Bu nedenle hastanın cerrahı ile bu güven ilişkisini sağlaması çok önemlidir.

Kullanılan ilaçlar

Yaşlı nüfusun yaklaşık olarak % 25’inin Aspirin® kullandığı bildirilmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.) ameliyat sırasında ve sonrasında kanama riskini arttıracaklarından doktor kontrolünde ameliyattan 7-10 gün önce kesilmeleri gerekir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların bazıları yapay kalp kapağı vb. protezler taşımaları nedeni ile bu tür ilaçları zorunlu olarak kullanmaları gerekebilir ve işte bu gruptaki hastalar için takibi altında oldukları Kardiyoloji veya İç Hastalıkları Uzmanları tarafından düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) türünde bazı iğneler ile bu 7-10 günlük süreci tamamlamaları gerekebilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların, tüm cerrahi girişimlerden önce doktorlarını uyarmaları gerekir. Ameliyat sonrasında kanama konusunda bir şüphe yoksa 24 saat içinde doktor kontrolünde tekrar kan sulandırıcı ilaçlara başlanabilir. Benzer şekilde, sakinleştirici (antidepresan vb.) ilaç kullanan hastaların doktorlarını uyarmaları gerekebilir. Ayrıca, tüm kullandığınız ilaçların adlarını bir liste olarak ameliyatınızı gerçekleştirecek cerraha vermeniz yararlı olacaktır.

Diyet

- Ameliyat öncesindeki gün, mümkünse saat 19’dan önce hafif gıdalar ile beslenmek (yağlı ve kızartmalı gıdalardan kaçının) ve doktorunuz önerirse demir haplarının alınması avantaj sağlar.
- Ameliyattan ortalama 6 ile 8 saat önce veya bir önceki gece yarısında sıvı ve yemek alımı kesilir ve ameliyat sabahı aç ve susuz (Ramazan orucu gibi) hastaneye gelinir.

Ameliyat öncesi özel önlemler

Banyo ve kıl tıraşı: Ameliyattan bir gece önce antibakteryel bir sabun ile yıkanmak sizin için avantaj sağlar. Ameliyat öncesi kıl tıraşı sıklıkla odanızda veya ameliyathanede deneyimli personel tarafından yapılır.
Takılar ve cihazlar: Ameliyat sırasında koter, lazer vb. elektrikli aletler sık olarak kullanılmakta olduğundan metal takı kullanılmaması gerekmektedir. Takma dişler, işitme cihazları, kontakt lensler, tırnak ojesi, makyaj, saç tokası vb. cisimler çıkartılır.
Bağırsak hazırlığı: Bağırsak ve makat bölgesi ameliyatlarında bağırsak temizliği (kolon temizliği, müshil ilacı) veya lavman gerekebilir. Sıklıkla, lavmanın evde veya sabah hastanede yapılması önerilir.
Enfeksiyonlardan korunma: Cerrahi yara enfeksiyonları, hastane enfeksiyonlarının % 15-25’ini oluştururlar. Teknoloji alanındaki tüm gelişmelere rağmen ameliyat sonrası enfeksiyonlar halen sorun olmaya devam etmektedir. Bazı ameliyatların öncesinde, sıklıkla anestezi girişimi sırasında enfeksiyon riskini azaltmak amacı ile, koruyucu (profilaktik) antibiyotikler verilebilir. ASA skoru düşük olan hastalarda, laparoskopi, meme, guatr ve fıtık ameliyatlarında daha az oranda enfeksiyon geliştiği bilinmektedir. Sıklıkla birinci kuşak sefalosporin, amoksisilin vb. antibiyotikler koruyucu (profilaktik) olarak kullanılmaktadır.
Giysi: Tüm elbiseleriniz çıkartılıp size özel ameliyat önlüğü giydirilecektir.
Tetkikler: Kan testleri, idrar testi, akciğer röntgeni, kalp elektrosu vb. tetkikler yapılabilir.
Onam formu: Sizden ameliyat öncesinde rızanızın alınması amaçlı onam formunu doldurmanız istenecektir.
Sakinleştirici: Ameliyat öncesi size bir sakinleştirici iğne yapılabilir ve kolunuzdan serum takılabilir.

Anestezi Şekli

Genel anestezi: tam uyuma (narkoz) olarak adlandırılabilir.
Bölgesel anestezi: sadece bir vücut bölgesinin uyuşturularak hasta uyanık iken bir girişim yapılmasına verilen addır.
Belden uyuşturma: epidural veya spinal anestezi, hasta uyanık durumda iken omurilik boşluğundan uyuşturulma şeklidir.

Ameliyat sonrası Dönem

Uyanma: Hastalar ameliyat sonrasında uyanma veya derlenme odasına alınırlar. Kolunuza serum, yüzünüzde oksijen maskesi, burnunuzdan bir hortum ile mide sondası ve ayrıca idrar sondası takılmış olabilir. Ameliyat bölgenizde ise dren adı verilen borular yer alabilir. Ameliyattan çıkınca kısa bir süre için titreme, baş ağrısı, bulantı, kusma, boğaz ağrısı gibi yakınmalar olabilir. Ağrı kontrolü: Ameliyat sonrasında ilaçlar ile kontrol altına alınabilen ağrınız olacaktır. Kan nakli: Kan seviyesinin düşük olduğu durumlarda kan veya kan ürünlerinin (eritrosit, taze donmuş plazma, trombosit) verilmesi (transfüzyon) gerekebilir. Beslenme: Öncelikle, sıvı gıdalar verilecek ve ardından katı gıdalar verilecektir. Ayağa kalkma: Gücünüz yerine gelince doktor ve hemşireler bir an önce ayağa kalkmanızı isteyecektir. Ameliyat sonrasında, ayağa ne kadar çabuk kalkarsanız vücudunuzdaki borular (dren ve kateterler) o kadar erken dönemde çıkartılacaktır.

Taburculuk

Taburculuk zamanı: Hastalar genellikle ameliyattan birkaç saat veya birkaç gün sonra eve gönderilirler. Kısıtlamalar: Evdeki diyetiniz, ilaçlarınız, banyo ve cinsel yaşamınız size tarif edilecektir. Spor, ağır yük kaldırma gibi kısıtlamalar size açıklanacaktır. İşe başlama: İşe ideal geri dönme süreniz size açıklanacaktır. Kontrol zamanı: Kontrol zamanınız size açıklanacaktır.