Facebook Twitter Instagram Youtube Google

Soliter Rektal Ülser

Soliter rektal ülser sendromu nedir?

Kalın bağırsağın makata yakın olan son bölümüne rektum adı verilir. Rektum kas ve bağlarla leğen kemiğine (pelvis) tutunur. Rektumdan kaynaklanan aft şeklinde ülser veya yaralara 'soliter rektal ülser sendromu' adı verilir. Soliter rektal ülser sendromu, ilk olarak 1829 yılında Cruveilheir tarafından tanımlanmış, ancak asıl varlığı 1969 yılında Madigan ve Morson'un klinik çalışmasından sonra anlaşılmıştır.

Soliter rektal ülser sendromunun özellikleri nelerdir?

  • Olguların % 35'inde tek ülser, % 20'sinde birden çok ülser bulunur ve geriye kalan % 45'inde ise hiç ülser yoktur. Olguların % 20-45'inde ülser zemininde polip yer alır.
  • Ülserler, sıklıkla rektum'un ön yüzünde bulunur.
  • Ülser çapı ortalama 1-1.5 cm civarındadır, ancak 0.5 - 4 cm arasında olabilir.
  • Makat giriminden (anal verge) itibaren ilk 10 cm'i içinde görülürler.
  • 100,000 nüfusta bir kişide görülür ve cinsiyet farkı gözetmez. Çocuk, genç ve yaşlılarda görülebilir.
  • Gerçek sıklığından az tanı konulur ve dışkılama güçlüğü olgularının belirli bir kısmından sorumludur.

Soliter rektal ülser sendromu neden olur?

  • Bağırsak bölümlerinin birbirinin içine girmesi (intussusepsiyon) sonucunda damarlar gerilir ve önce bağırsakta kanlanma bozukluğu (iskemi) ve ardından ülser gelişir.
  • Pelvik (leğen kemiği) taban kaslarının düzensiz kasılması (spastik pelvik taban sendromu)
  • Dışkıyı boşaltma çabaları: lavman veya parmakla kronik kabızlık durumunda dışkıyı çıkartmak.
  • Makat sarkması (rektal prolapsus): % 15-60 oranında görülür.
  • Radyoterapi: karın boşluğu ve leğen kemiği içindeki tümörlerin (rektum kanseri, prostat kanseri, vb.) ışınlanması sonrasında
  • Dışkı taşlaşması (fekalom)
  • Aşırı ıkınma
  • Bazı migren ilaçları (ergotamin içerenler)

Soliter rektal ülser sendromunun belirtileri nelerdir?

  • Makatta ağrı
  • Makattan kanama
  • Dışkılama zorluğu
  • Karın ağrısı
  • Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
  • Dışkının tam boşalmaması
  • Sümüksü (mukus) akıntı
  • Gaz veya dışkı kaçırma (inkontinens)
  • İshal: % 20 oranında görülür.
  • Tenezm (tenezim veya tenesmus): sürekli ıkınma hissinin olması ancak buna karşın dışkılamanın olmamasıdır.
  • Belirti yok: hastaların % 25'inde hiçbir belirti görülmez.

Hastaların % 25'inde hiçbir belirti olmadığı ve ancak farklı bir neden veya genel bir tarama sırasında saptandıkları bilinmektedir. Yakınmaların başlaması ile tanı arasında geçen ortalama süre, 5 yıl olarak belirlenmiştir.